Evet biliyorum başlık çok komik. Şimdi “ya Alpercan bu nedir?” Diyor olabilirsiniz ya da “bakalım yine hangi konudan laf sokacak” diyebilirsiniz. Ama gerçekten çevremde çok gördüğün bazı durumlara değinmem lazım çünkü yani artık pes diyorum. Ben mi yaşlanıyorum? Yoksa şimdiki insanlarda gerçekten bir toplumsal çürüme mi var? Anlamadım ama durun bakalım bir değinicez bugün.
Sosyal medyanın bize çok fazla tuhaf şey gösteri ancak ilişkilerle ilgili olarak son zamanlarda görülen şey şu oldu: Herkesin kafasında bir “ideal erkek” var ama kimsenin o adamı görmeye tahammülü yok. Timeline’a bakıyorsun, kadınlar aynı anda hem “işinde gücünde, dürüst bir adam” istiyor hem de “biraz fırlama olsun, yoksa sıkılırım” diyor. Sana mı kaldı Alpercan bu konu? Demeyin gerçekten haftada 3-4 date’e çıkan arkadaşlarım da var hiç sevgilisi olmayan da bu tür durumlardan dolayı. Sadece erkekler için değil kadınlar için de karşında ne istediğini bilmeyen insan sorunu var. Zaten anlayacağınız üzere bu yazının temel konusu “ne istediğini bilmeyen insanlar”.
Peki nasıl olacak bu iş?
👉 Dürüst ama fırlama? Ya da Alımlı ama edepli?
👉 Naif ama aynı zamanda höt höt?
👉 Maço değil ama eril (Bunu bilmeyen salaklar için söylüyorum siz neyi kast ederseniz edin ikisi de aynı anlama geliyor biraz kitap okuyun Türkçeniz gelişsin, Twitter’dan Türkçe öğrenilmez)
👉 Ortamcı olsun ama sağlığına dikkat etsin?
👉 Kaba saba olmasın ama “fazla kibar” da olmasın?
👉 Güzel olsun ama açık giyinmesin? (Sen git bikinili kızları beğen ama bu kıyafetlerin açık diye kadınla laf et salak gibi)
Bir insan bu kadar çelişkili kriterleri aynı bedende nasıl taşısın? Yani şunu yapay zekaya sorsam gerçekten 6 sezon dizi çıkar.
Kahveyle Erkeklik Ölçmek
Son dönemde duyduğum cümleler bunun karikatürü gibi:
• “Latte içen erkek mi olur ya? Erkek dediğin americano içer.”
• “Kot pantolon mu, erkek dediğin kumaş pantolon giyer.”
• “Arkadaş ortamı olmayan erkek mi olur ya?”
Yani erkeğin kahvesi bile maskülenlik ölçüsü haline gelmiş durumda.
👉 Kahveni seçtiğin an erkekliğini de mi seçmiş oluyorsun?
👉 Güvenilir adam latte içti diye güvenilmez mi oluyor?
İşin mizahi tarafı kesinlikle bir yana ancak özellike son zamanlarda çevremde gördüğüm 2000 ve sonrasındaki nesilde gerçekten çok komik şeyler görüyorum, duyuyorum.
Sosyal Medyanın Çelişkisi
Türkiye’de ilişki dinamikleri zaten paradokslarla dolu. Bir kadınla yakınlaşmak istiyorsan önce “niyetinin yakınlaşma olmadığını” ispatlaman lazım. Seks istiyorsan, seks istemediğini kanıtla. Ama kanıtlarsan, ertesi akşam yatağında bulabilirsin kendini. Hatta fenomen uberküloz bununla ilgili video da çekmişti paradoksun goygoyunu yapmak için.
👉 Bir insanın samimiyetini, niyetini bu kadar sınava sokmak sağlıklı mı?
👉 Yoksa sosyal medyanın “herkesi test et” kültürü mü buraya itti bizi?
Sosyal medya bu paradoksları daha da büyütüyor. Çünkü herkes idealini tweet boyutunda yazıyor:
• “Maço istemem ama eril olsun.”
• “Düzgün adam olsun ama çok da düzgün olmasın.”
• “Kendi halinde olsun ama sıkıcı olmasın.”
👉 Bir yandan 4×4 jip isteyen, diğer yandan hibrit motor arayan zihniyetle mi ilişki kuracağız?
Bir de red flag Green flag diye saçmalıklar var o topa hiç girmicem. Ya düzgün birisindir ya değilsindir, kimse ben şerefisizim demez.
Psikoloji ve Sosyolojiden Bakış
Araştırmalar, sosyal medyanın romantik ilişkilerde beklentileri uçlara kaydırdığını gösteriyor. University of Michigan’da yapılan bir çalışmada (Fox, 2014), sosyal medya kullanımının “ideal partner” kavramını abartılı biçimde şekillendirdiği ve gerçek ilişkilerde hayal kırıklığını artırdığı ortaya konmuş. Bak bu araştırma 2014’te yapılmış, yıl olmuş 2025 düşünün ne hale gelmiştir sonuçlar. Güncel sonuçları araştırdım ancak tam olarak ulaşamadım. Gelecek yazılarda benzer konularda yazarsam güncel çalışmaya atıf yaparım.
University of Cambridge’den Bianchi ve arkadaşlarının (2017) araştırması ise sosyal medyada toplumsal cinsiyet stereotiplerinin, partner seçiminde çifte standardı körüklediğini söylüyor. Yani “kıyafetime karışma” diyen biri, daha seni tanımadan kıyafetinden not kırabiliyor. Ya düşünsene zaten Hinge ya da Bumble’da ilk önce tipini kıyafetini beğenirsen ona göre kaydırıyorsun sonrasında kişiliğini tanımaya çalışıyorsun tabi amacın seks değilse o da.
👉 Kıyafetinden not kıran birinin, karakterinden artı puan vereceğine gerçekten inanıyor muyuz?
Eva Illouz, Why Love Hurts (2012) kitabında modern aşkı şöyle açıklar: “Modern aşk, piyasa mantığıyla işler; sürekli daha iyisini aramak, elindekinden şüphe duymak, doyumsuzluğu besler.”
👉 O halde sorun bizde değil, piyasa zihniyetine çevrilmiş ilişkilerde mi?
Sherry Turkle da Alone Together (2011) kitabında sosyal medyanın insanları “bağlantılı ama yalnız” hale getirdiğini vurgular. Herkes birbirine bağlıymış gibi görünürken aslında kimse kimseyi gerçekten görmüyor. “Latte erkeği” de bu görünmezliğin bir ürünü.
Sonuç: Latte İçmeye Devam
Sonuçta toplumun erkekten ne istediği belli değil. Düzgünsen sıkıcısın, fırlamaysan güvenilmezsin, naifsen eziksin, sertsen maçosun. Ne yaparsan yap, birilerinin gözünde “eksiksin.”
👉 Peki erkek dediğin ne olacak? Kahvesinden mi, pantolonundan mı belli olacak?
Benim önerim basit: Latte içmeye devam et. Çünkü asıl “adamlık”, başkasının beklentisine göre kahve seçmemektir. Ve belki de bu çağda en devrimci hareket, kahveni gönlünce içmek kadar küçük bir şeydir.
Yazıya Not: Yazının çoğunluğunda objektif olabilmeye çalışsam da bir erkek olduğum için ancak erkek gözünden çoğunluğu yazmış oldum, burada amacım kimseyi hedef göstermek değil. İnsanların ne istediklerini bilmemeleri durumu kadınlar için de erkekler için de karşılıklı olarak var olan bir durum cinsiyet özelinde bir nitelendirme yapamayız. Buradaki temel konuya odaklanacak olursak bunun da sebebi kişilerin psikolojik algısal sorunları. Bunun için de yapabilinecek şeyler terapiye gitmek, sosyal medya kullanımını sınırlandırmak olabilir. Profesyonel destek almak her zaman iyi olacaktır. Ek olarak kaynakları 2020 ve öncesi seçmemdeki sebep günümüzde çevremdeki insanlarda gördüğüm durumlar ile eski araştırmaların verilerini harmanlamaktı. Güncel araştırmaları incelersem zaten kendi gözlemlerimi destekleyecek algıda seçicilik yapabilirdim, bunun önüne geçmenin en iyi yoldu da bir tık daha eski araştırmalara göz atmaktı ben de onu yaptım açıkçası.
Not: Ben red flag, green flag falan anlamam ben white flag’im İş-Spor-Eğitim üçgeninde koşturup kariyerimi inşaa ediyorum. Hiç bir arayışım da yok.
Kaynakça
• Fox, J. (2014). Romantic Relationship Development in the Age of Facebook: Social Media’s Impact on Romantic Expectations. University of Michigan.
• Bianchi, C., Casale, S., & Cipresso, P. (2017). Gender Stereotypes in Online Dating and Partner Selection. University of Cambridge.
• Illouz, E. (2012). Why Love Hurts: A Sociological Explanation. Polity Press.
• Turkle, S. (2011). Alone Together: Why We Expect More from Technology and Less from Each Other. Basic Books.
• Giddens, A. (1992). The Transformation of Intimacy: Sexuality, Love and Eroticism in Modern Societies. Stanford University Press.
• Bauman, Z. (2003). Liquid Love: On the Frailty of Human Bonds. Polity Press.